suskunlar

Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.
                                                              Ülkü Tamer

“-Please! Don’t cheat me anymore. Where’s Mahmut?”
“-Ne diyor Keti?”
“-Diyor ki lütfen söyleyin Mahmut nerde, kandırmayın beni…”
“-De ki ona…”
“-Yok şunu de Keti, yok bunu de… İyice manyak ettiniz lan beni!
“-Lan mı?”
“-Ha bunca derdimizin arasında en büyük problem benim lan demem zaten. Benim kalbim küçücüktü. Siz naptınız bir sırrı saklamak için büyüttünüz Kenan. Ama buraya kadar, taşıyamıyorum artık. İnsan tek başına öleni bile taşıyamıyor sırtında ama biz napıyoruz gerçeği taşımaya çalışıyoruz gizliden. Kaç gündür hırsız gibi  hissediyorum kendimi, kaçar oldum her şeyden.”
“-Abartma Keti, ne hırsızlığı?”
“-Ne mi hırsızlığı? Ulan bu kız Mahmut’a aşık değil mi? Aşık. Ulan Mahmut ölmedi mi? Öldü. Biz napıyoruz burda? Gerçeği çalıyoruz Kenan, gerçeği. Belki de bu dünyadaki en hakiki olan şeyi. Bir insanı zamanında toprağa koyamazsan, kokar Kenan, üstüne siner kokusu. Neyle yıkarsan yıka, çıkmaz. Yapışır kalır üstüne. Mahmut öleli bir hafta oldu Kenan. Tamı tamına yedi gün… Biz ne diyoruz Lorenza’ya? Mahmut gelecek diyoruz. Mezarın üstüne çiçek dikiyoruz. Mezarın üstünde olan gül bahçesinin kime yararı var Kenan, söyler misin, Mahmut’a mı, mezara mı, Lorenza’ya mı?”
“-Keti, what’re you talking about? Please answer me, Mahmut is where?”
“-Okey Lorenza, I’ll tell about everything but firstly, have a seat there. Lorenza, I don’t know how to say but Mahmut’s gone!”
“-Where’s gone Keti?”
“- …”

Öldü diyemezdim. Gitti dedim. Nereye gitti diye ısrarla soruyor Lorenza. Cennete gitti Lorenza. Mahmut’un tabiriyle altından ırmaklar akan, üstünden güneşin eksik olmadığı bir yere. Küçükken Mahmut annesini sorduğunda babası öyle demiş ona. Annen cennete gitti oğlum, bizi orada bekleyecek bundan sonra… Mahmut, şimdi hep o gitmek istediği yerde Lorenza, cennette, annesiyle.

Öldü diyemedim. Mahmut’un Lorenza’nın doğum günü için yazdığı mektubu verebildim bir tek.

“Lorenzam,
Seni ilk gördüğümde kantaron vardı yakanda. Adının kantaron olduğunu sen söylemiştin sonradan bana. Ben papatya zannetmiştim. Ondan sonra ne zaman papatya görsem, kantaron oldu benim için. Sevmek yeniden anlam vermek değil miydi hayata, nesneye, canlıya? Seninle yeniden ad verdim tüm sokaklara. Yarı Alman yarı Türk isimlerle çağrılır oldu caddeler. Geçtiğimiz her mahalle, uğradığımız her semtin adını, ikimiz koyduk. Seni ilk gördüğümde Almanca’yı neden öğrenmedim diye küfürler savurdum. Sonra gülüşü kendinden menkul gözlerinle merhaba dedin bana. O an yanımda olan Kenan’a dedim ki. “-Ben bu kızla evlencem Kenan!”  Kenan da bu fırsatı beklemiş gibi:  “-Tabi canım. Anca rüyanda, demişti.”  Biliyor musun Lorenza, kabul etmiştim. Seninle rüyada evlenme fikri bile bana yetmişti. Sonra rüzgar karışmıştı saçlarına. Başaklar sallanmıştı rüzgarda. Ben rüzgarı sevmeye başladım o gün. Ben rüzgarda sallanan başak rengi saçlarını sevdim. O gün pazartesiydi. Ben ömrümde ilk kez pazartesiyi sevdim annem gittikten sonra. Annem bir pazartesi günü beni bırakıp gitmişti Lorenza. O günden sonra oldum olası sevmedim pazartesileri. Ama sen Lorenza bana pazartesilerini, yeşil mercimeği ve dünyanın bütün sabahlarını sevdirdin. Tebessüm ediyordun ve bütün kapılar Kadıköy sokaklarına açılıyordu. Mamma mia! İlk başlarda, hiç konuşamadık seninle. Ne senin doğru bir Türkçe’n vardı ne de benim kendimi anlatabileceğim Almanca’m. Sadece göz göze geldik. Anlamadığımız esprilere karıştı kahkalarımız. Sebebini bilmediğimiz gözyaşlarına ortak oldu kalbimiz. Ama sen beni daha o ilk gün, gülüşü kendinden menkul gözlerinle, ilk merhabanda duydun Lorenza. Ben seni duydum, anladım.

Kelimeler diyorum Lorenza konuşamayanlar için. Başka yol bilmeyenler için! Oysa biz seninle hiç susmadık Lorenza, gözün kulağım oldu duymak için…

Lorenzam, bir gün bu şehre bitmeyecek kışlar gelir. Martıların gidecek yerleri kalmaz bir gün. Balıklar gökyüzünü mesken tutar. Kuşların nefesi yetmez denizler için. Bir gün, olur, konuşamayız.
Bil ki seni hep seveceğim Lorenza, seni hep se…”

2 cevaplar
    • tyfnzlmz
      tyfnzlmz says:

      Çok teşekkür ederiz, değerli yorumlarınız bizim için çok kıymetli. Çiçek gibi bir yeriniz olması için gayret ediyoruz. Güneşli kalın.

      Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.