korktum

” -Nerde bende intihar edecek göt? Kendi gölgesinden korkan bir adamın, ölüm karşısında ödünün patlaması pekâlâ kabul edilebilir bir vaziyet…”
 “Korkarak yaşadım, yaşarken korktum hayatım boyunca. Durmadı, günden güne katlandı, Allah’a yalvarmalarım. Büyümekten korktum önce. Büyüdüm, yaşlanmaktan korktum sonra. Değişen bir şey olmadı. Bir korkunun bıraktığı boşluğa, başka bir korku gelip oturdu. Beynim; elimi ayağımı yönetmeyi bıraktı, korkuya teslim oldu. Bu teslimiyet içerisinde, hayatım gözümün önünde, ufukta kaybolan vapur misali yok olup gitti.
İnsan kendi hayatına el sallar mı arkadan Kenan?
Beni bırakıp nereye gidiyorsun diye hesap sormaz mı? Ama durum; ben gibiler için tam olarak bu. Üstelik sayımız azımsanmayacak derecede fazla. Sahil köşelerinde havada raks eden ellerden bunu anlamak hiç de zor değil. Bekliyorsun. Bekleyen sen. Beklenen sen. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! İnsanın içine dönmesi nasıl bu kadar uzun sürüyordu Kenan, anlamıyordum.”
” -Kendinden kendine uzundur yolculuk. Ne afilli cümle ettim ama. Sabahın yedisinde konuştuğumuz konuya bak Tufan. Sabahın yedisi diyorum bak Tufan! Arada bir dön dünyaya, insanlar napıyor bir bak. Normal insanlar napar mesela sabahları? Uyanır, kahvaltı yapar. Gece kabus görmüşlerse, onu anlatırlar delice. Ama kimse sabahın yedisinde nerde bende intihar edecek göt demez Tufan, günaydın der.”
“-Korkuyorum Kenan. Yakalayamacağım zannediyorum zamanı. Sanki sabah olduğunda hâlâ gecede kalacağım ben. Gece olduğunda anca uyanacağım. İnsanlar gündüzleri de kabus görür mü Kenan?”
“-Görmez Tufan. Çünkü güneşi olanın kabusu yoktur, hülyası vardır. “
‌” -Kaçıncı sabahı ömrümün biliyor musun Kenan? Yıl olarak çeyrek asrı aşkın olmuş ben doğalı ve ben bir sabah Tufan olarak uyanamadım hala.”
 Mezarlıklar yanlış mezarlara gömülmüş insanlarla dolu. Kendi olarak kucakladığı bir sabahı olmayanın yeri, olsa olsa kimsesizler mezarlığı olmalı.
‌” -Öyle deme Tufan. En azından benim gibi tahammur etmiş bir ruhun yok. Bir sabah uyandım. Ellerim, benim ellerim değildi. Baktığım pencere, zihnimde cenk eden düşünceler benim değildi. Senindi, onundu, bir başkasındı. Ben önüme ne koyulduysa hep onu yedim Tufan. Hayatım boyunca bir kere olsun ben onu yemek istemiyorum, ben elmalı turta yemek istiyorum diyemedim. Hep korktum.”
İnsan ne taşıyorsa yüreğinde korkuya dair; onun düşmanı olurdu.
Ben karanlıktan korkardım. Gecelerin düşmanı oldum. Yalnızlıktan korkardım. Sessizliğin düşmanı oldum. Oysa insan gürültülüyken de pekâlâ yalnızdır. Misal gökyüzü. Gökyüzü bağırıp çağırdığında kalabalıklaşıyor mudur Tufan? Aksine belki de yalnızlığını haykırıyordur yeryüzüne. Belki de gitme Allah’ın belası. Beni burada bırakıp nereye gidiyorsun, diyordur. Düşmekten korkardım, kaygan zeminlerin, makamların, buz tutan yolların düşmanı oldum. Ölmekten korkardım. Hayatın düşmanı oldum. Bana öyle bir şey söyle ki onun dostu olayım Tufan:”
“-Sevda Kenan. Ne diyor Ali Ural; sevgili olunmadan dost, dost olunmadan sevgili olunmaz.”
7 cevaplar
  1. Veli
    Veli says:

    Hepimiz korkak değil miyiz? İnsanların ne diyeceklerinden bizler hakkında ne düşündüklerinden korkmuyor muyuz? Kaleminize sesinize sağlık.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Sude için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.